İrfan SETENCİ

İrfan SETENCİ

İrfan SETENCİ

Kaliteli Mümin Olacak Adam

10 Nisan 2021 - 03:42 - Güncelleme: 10 Nisan 2021 - 03:48

Kaliteli Mümin Olacak Adam

     Kaliteli mümin olmuş büyüklerimizin, ellerinden öperiz.
     Allah onları yanımızdan, başımızdan eksik etmesin. Onlar, güneşin olmadığı karanlık gecelerde, güneşten aldığı ışık ile insanlığı aydınlatan dolunaydır.

     Ya hayatı mağaralarda geçmiş, gün yüzü görmemiş, dolunay nedir bilmemiş insanlar ne yapsın? Günahın karanlığında kirlendiğini fark edememiş; bir çıra, bir kandil, bir meşale alıp da eline "Orada kimse var mıııı?" diyen birinin sesini duymamış zavallılar ne yapsın?
     Ey 'kaliteli mümin' olacak adam! Duy sesimi ve "Allah" de önce.
Allah, her kulun ihtiyacı, her derdin ilacı ve "medet" diyenin imdadına yetişen merhametlilerin en merhametlisidir.
     Sıkıntılarından kurtulmak için karanlık dehlizlerinde koşup durduğun bu yalancı dünya sığınakları sana huzur veremez. Kaçmakla değil varmakla kurtulacağımız tek sığınağımız Rabbimizdir. Kulluğumuzu hatırlamadıkça çilemiz, sıkıntımız bitmez.
Elimdeki meşale gözünü kamaştırmasın, gün ışığına çıkmadan önce aklını ve kalbini ışığa alıştırmalısın. Allah insanı karanlıklarda yaşasın diye yaratmadı. Yaratılış gayemiz olan Allah'a kulluk aynı zamanda yaratılanın ruhunu doyuracak huzuru ve mutluluğu yaşatacaktır bizlere.
Elimdeki meşaleyi aydınlatıcı sözlerimle tutuşturdum. Şimdi bu mağaradan çıkmak için adım adım ilerleyeceğiz. Yol alırken, gözlerin bu ışığa alışacak ve kısa bir yürüyüşten sonra güneşin aydınlığıyla tanışacaksın. Aydınlık bir yaşantının kalbini, ruhunu kanatlandırdığını ve yücelere çekip uçurmak istediğini göreceksin. İşte bu senin cennete hazırlanışın olacak.
      Cahiliyyenin karanlığından İslâm'ın aydınlığına çıkan nice bahtiyar kullar gibi bizler de, hidayetin şefkatle uzanan elini sımsıkı tutmalıyız.
Bir kulun, durup düşünmek gibi bir nimete ermesi, hatalarından ders çıkartması ve bir daha cahiliye karanlıklarına dönmemek üzere yanlışlarına tövbe etmesi ne büyük imkân, ne büyük ikramdır. Herkese nasip olmaz bu nimet.
     Hidayet nasip olan bahtiyar kullara bir müjde vermek isterim ki bu müjde gönüllere şifa veren Kur'an'ın müjdesidir:
"De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir."[1]
"Ey iman edenler! Samimi bir tevbe ile Allah'a dönün. Umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter. Peygamberi ve Onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar…"[2]
"Ancak tevbe edip hallerini düzeltenler, Allah'a sımsıkı sarılıp dinlerini yalnız O'na has kılanlar başkadır. İşte bunlar müminlerle beraberdirler ve Allah müminlere yakında büyük mükâfat verecektir."
"Eğer siz iman eder ve şükrederseniz, Allah size neden azap etsin! Allah şükre karşılık veren ve her şeyi bilendir."[3]
     Bu müjdelerle müşerref olan mümin kulun, "ben şimdi kaç yaşındayım" demeden, vakarla tevazu ile ve en önemlisi imanlı ve ihlâslı bir kalp ile Rabbine yönelmesi, her şeye rağmen yeniden "bismillah" demesi ne büyük nimet; kıymetini bilene.
     Ey büyük adam! Sen 40 yaşında elçi olan bir peygamberin ümmetisin. Allah'tan başka ilah olmadığını, Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) 'in O'nun kulu ve rasulü olduğunu, Allah'ın, iyilikleri emrettiğini, kötülükleri yasakladığını duyduklarında, hemen ona iman eden genç ve yaşlı insanlar vardı. O yaşa kadar yapıp ettiklerine, büyüklerinden öğrendikleri yanlış gidişata, içinde bulundukları toplumun karanlık cahiliyesine sırtlarını dönerek, başlarına gelecek belaları da göze alarak Müslüman oldular. O günden sonra kendilerini, eşlerini ve çocuklarını Allah'ın rızasına uygun yetiştirmenin ve yaşatmanın gayretine düştüler.
     Her yaştan, hidayetle şereflenen sahabilerle akranız ve din kardeşiyiz. Onlar, putperest bir beldede Müslüman olmayı göze aldılar; bizler de kendi cahiliyemizden kurtulmayı göze alacağız.
     Alışkanlıklarımız bizi geriye doğru çekse de, eski arkadaşlarımız bizi paçamızdan tutsa da arkamıza bakmadan sırât-ı müstakîmde yürümeye devam edeceğiz.
     Rabbim hepimizi sırf Kendisine kul, Rasulüne layık ümmet, insanlara faydalı birer Müslüman ve kaliteli mümin kılsın. (Âmin)
KALİTELİ MÜMİN KİTABIMDAN
[1] Zümer Sûresi 39/53
[2] Tahrim Sûresi 66/8
[3] Nîsâ Sûresi 4/146-147

Bu yazı 912 defa okunmuştur.