Bir Kelebeğin Sırtından Okunan Hikmet
Allah, bazı insanlara ve bazı hayvanlara heybet veriyor; düşmanlarına karşı korkutucu bir özellik bahşediyor ki bu sayede ömürleri uzun olsun, ömürleri yapacaklarına yetsin. Bir kelebeğin sırtına vahşi bir hayvan sûreti yakıştıran Allah, bunu niçin yapmıştır? Kelebek, kendi kendine sırtındaki -kocaman gözlü- vahşi hayvan portresini çizebilir mi?
Bazı hayvanlara ot, çöp, odun, yaprak sûreti vererek onları kamufle etmiştir; bazılarına renk değiştirme özelliği, bulunduğu yere adapte olabilme kabiliyeti bahşetmiştir. Bunlar, o canlıların ömrünü uzun kılmak için Allah’ın takdiridir. Allah dilese her şeyi zaten korur; lâkin bu özellikler, saldırıdan önce düşmanın teşebbüsünü engellemektedir. Bu ise saldırıya uğramama rahatlığını beraberinde getirmektedir. Allah’ın bu şekilde bahşettiği şey önce huzurdur; bu da şükredilmesi gereken en büyük nimettir.
Bu nimetlerin benzerleriyle rahata ve huzura ermişse insan, rahatça yapması gereken işlerden geri durmamalıdır. Elbette takdir-i ilâhînin koruması altında kendisine tanınan zamanı layığınca değerlendirmek gerekir.
Allah’ın canlılara verdiği ömrü takdir etmesi cihetini, bu bilgiler doğrultusunda bir daha tefekkür etmeliyiz.
Bir de öğretme boyutu var bu işin. Öğretme tarzının örnek ifadesi olarak karşımıza şu ayet çıkar:
“Derken Allah, kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini ona göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi.” (Mâide 5/31)
Bu hayvan portreleri üzerinden insana bir mesaj var mıdır? Şu yönüyle: Bir kelebeğin sırtındaki korkutucu gözler gibi, “ardından bakanlar sizde bir heybet görsün; ardınızda korkutucu, ürkütücü, saldırganları caydırıcı hikâyeler ve heybetler bırakın” demek midir?
“Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet hazırlayın ki, bununla Allah’ın düşmanını ve sizin düşmanınızı korkutasınız.” (Enfâl 8/60)
Bu kuvvet ve caydırıcılık için gerekli malzeme sadece silah mıdır? Ya da caydırıcı silah sadece öldürücü araç gereç midir?
Yoksa renk değiştiren bir bukalemun, her ortamda aykırılığını gizleyen adapte olabilen bir tavrı mı öğretmektedir?
Bu hayvan, benliğini muhafaza ederken sûretini zarar görmeyeceği bir kılığa büründürürken; bizler bunu sadece korku neticesinde can emniyeti imkanı olarak mı okumalıyız yoksa bu ilginç davranış bizlere siyasetin veya casusluğun resmini de vermekte midir? Yahut başka okumalar da yapabilir miyiz?
Düşünmeye değer milyonlarca prototip -iri li ufaklı- örnek üzerinden, insan hayatı bu gözle öğrenilebilir ve inşa edilebilirse şayet bu bakış açısı insanlık tarihine yeni bir 'hayata bakış' ve yeni 'hayat modelleri' imkanı sunar.
İnsanlık bu gözle bakmasa bile aklıyla birçok benzerlik icat etmiştir ve bunların aslında birer modelleme kabul edilebileceği dokümanlar oluşturulabilir. Bu hususta hayvanların insanlardan öğrendiği ve taklid ettiği modelleme sayısı daha azdır.
Yukarıda sayılan örnekleri çoğaltabileceğiniz bir defter açarak yazmaya başlamak mümkün; bence tefekkür etmeye değer.
“O, her şeyi yaratmış ve ona bir ölçü takdir etmiştir.” (Furkân 25/2)




