'Özel' Mazot
Öyle bir şiir yazacaksın ki; komünist okusa komünist manifesto, faşist okusa faşist manifesto, dindar okusa muhtedî çığlığı… Mazot gibi! İster kamyonda yak, ister vidanjörde; aslında yeni bir şey öğrettiği yoktur, kimde ne varsa ona yakıt olur, ateşine körük olur.
Ne savcı ondan bir suç çıkarabilir, ne hâkim yargılanacak bir mevzu bulabilir. Oysa iddiası isyandır, başkaldırı ve devrimdir; namlular hiç soğumaz…
Düşmanın kafasına çalsan nimet mi külfet mi olduğu belli olmaz; dosta ikram etsen zehir mi ziyafet mi, kimse anlayamaz. Sonra da “Ben şairim” diyeceksin. Ey İsmet Özel, hakikaten özelsin anlaşılmazlığınla. Herkes anlaşılmak için konuşur; sen ise anlaşılamadıkça büyüyecek olan kibrin için kafa karıştırmakla meşgulsün.
“Vay be, ne büyük adam, ne büyük mütefekkir; ne yazdığından bir şey anlıyoruz ne konuştuğundan!” desinler diye anlaşılmamaya çalışıyorsun.
Sözün sonuna gelince “Haydi, herkes yerine!” komutunu veriyorsun; akıllar, kelimelerden cümle icat etmek için kombinasyon kuradursun, sen akılların ıstırabından hazlanıyorsun. Allah akl-ı fâsidene şifa versin.
(yazımızın sağlamasını yapmak isteyen 'mazot' şiirini okuyabilir)



