kayseri.net.tr
İrfan SETENCİ

İrfan SETENCİ

İrfan SETENCİ

ÇIRAK OLMADAN USTA OLMAK

29 Ocak 2023 - 14:36

    Hak mı dese, hık mı dese, akıl mı kâmil, din mi mamül, hikmet mi cahil, kendi de dahil, neyi mi inkar etse;
zor kabul ederek mi kibrini memnun, büyüğü inkar ederek mi ahdini memduh eylese.
Yaratılmanın gayesini, aklın kaypaklarında yalpalarken, uçar gibi saladığı kollarından ilhamla,
semavi bir makama mülaki sandığı heyûlalarla ömrünü meşgul, milleti iğfâl mi eylese.
Neylese? Bu kendini bulacağı yolu göstereni olmamış adam, neylese?
    Bir nalbant vardı emektar, bir de kaygısız oğlu. "Oğul vakit varken zanaati öğren" derdi babası. Oğlan siyip siyip gezer hovardalık ederdi. Nalbant ölüp de ambarda un, kilerde yağ biten de, siyip oğlan dükkanın yolunu tuttu. Ahali dedi ki "bari biraz çırak dursaydın bilenin yanında"
Siyip oğlan "çaka çaka öğrenirim" dedi. Öyle de yaptı, çaka çaka atları topal, milleti daral etti.
    Akıllı bir at getirdiler, mesleği tez(!) tutsun diye, "sol ön ayağından başla" dedi sahibi. Eğildi nalın mıhlarını sökmeye siyip nalbant, at da eğip başını baktı meymenetsize, kerpeten mıhı tutmadan at enseyi tutmuştu bile. Kaldırdı attı çakma nalbantın çulunu yere. Siyip oğlanın aklı yeni vardı mesleğe. "Bunca toynak hiç ettim, at topal ettim böylesini görmedim; daha mıhı tutmadan cezamı kesiverdi" dedi amma ne deme.
Bunun üstüne üç gün hasta yattı, beş gün düşündü taşındı, çırak olunmadan usta olunmuyormuş dedi.
Kibrini şapka gibi çıkarıp göbek hizasında tuttu, boynunu bükerek halini arz ettiği nalbant yeğeninin yanına çırak girdi. Eeee onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine.

Bu yazı 224 defa okunmuştur.
google.com, pub-6021907135009533, DIRECT, f08c47fec0942fa0