kayseri.net.tr
İrfan SETENCİ

İrfan SETENCİ

İrfan SETENCİ

BALIK MI YESİN BİZİ, MARTI MI?

23 Şubat 2022 - 14:24

 

Ö
züne inmeli insan, derinlikleri paylaşmalı sevdikleriyle; muhabbet derin olmalı, hüzünler derin.


Sevgi “canım” sözünde değil,  hüzün, bir “of “ değil.
Ruh sahibi insanlar için bu ne 'sığ' ifadeler.
Birlikte derinlere dalmanın zevkini,  birlikte tatmak, insanların yapabileceği en derin keşif turlarına birlikte çıkmak, kopartılmayacak küçük düğümler atmak ve bağları sağlamlaştırmaktır aslında.
Ruhların lugatını açmak…
Yüzeysel muhabbetin, tarafları sürükleyeceği tehlikeler vardır ve “kopuk mevzular kopuk ilişkileri doğurur.”
O zaman, “Olsa da olur, olmasa da” oluruz.
İç dürtülerle nefis ve şeytan bizi yüzeyselliğe iterken, dış etkenler ve karma karışık gündemin hepsine de yetişmemiz gerektiği fikri enjekte edilip günler geceler yetmez olurken, ömrün bereketi kaçıyor ve biz arada harcanıyoruz.
Tıpkı derinden vahşi balıkların avlarını suyun yüzeyine doğru alttan kovalamaları gibi yüzeye itiliyoruz.
Balık için yüzeye çıkmak demek,  yolun sonu, çıkmaz sokak ya da duvara toslamak demektir. Daha da kötüsü var, yüzeyde martılar.
Kendi öz derinliklerimizi keşfedip, oralarda eğleşmek ve yüzeyselleşmemek, sığlaşmamak zorundayız.
Gelin, bir deneyelim, derin bir adam olmayı. İlk zamanlar tarzanca konuşur gibi olabilir, “nasıl desem”  ler,  “şey gibi”ler “hani” ııılar …. El kol hareketleri acemi şaşkın bakışlar olabilir.
Sığlık o kadar normal olmuş ki derin konuşmaya utanır hale gelmiş insan. And içer gibi hergün tekrar edeceğim: Utanmıyorum sığlıktan kurtulmaktan, utanmıyorum derinlere dalmaktan.
 Yeni kelimeler bilmek yeni cümleler kurmak, yüzeyselleşmemek zorundayız.
Yoksa martılar yer bizi.
 

Bu yazı 176 defa okunmuştur.