KAYSERİ – Kayseri’de Ramazan ayı bu yıl yalnızca iftar sofralarıyla değil, dünyanın farklı ülkelerinden gelen gençlerin aynı sofrada buluştuğu anlamlı bir kardeşlik tablosuyla yaşandı. Medeniyetin Burçları Derneği öncülüğünde yürütülen Uluslararası Öğrenci Akademisi kapsamında, eğitim için Kayseri’de bulunan uluslararası öğrenciler, Ramazan boyunca hem Kayserili ailelerin evlerinde hem de dernek merkezinde kurulan sofralarda ağırlandı.
Aile iftarları, dernek merkezindeki günlük buluşmalar ve toplu organizasyonlar çerçevesinde toplamda yaklaşık 1700 uluslararası öğrenciye iftar verildi. Bu süreçte 70’i aşkın Kayserili aile, farklı ülkelerden gelen yaklaşık 700 öğrenciyi evlerinde misafir etti. Dernek merkezinde her gün ortalama 50 öğrenciye iftar ikramında bulunulurken, toplu programlarla da yüzlerce kişi aynı manevi atmosferde bir araya geldi.
Kayseri’de kurulan bu sofralar yalnızca yemek yenilen alanlar olmadı; farklı dillerin, farklı renklerin, farklı kültürlerin ve farklı hayat hikâyelerinin aynı ezan vaktinde buluştuğu güçlü bir gönül köprüsüne dönüştü. Mantıdan yağlamaya, ev yapımı çorbalardan tatlılara kadar Kayseri mutfağının birçok lezzeti uluslararası öğrencilerle buluşurken, öğrenciler de yalnızca bir yemeğe değil, bir aile ortamına, bir şehir kültürüne ve köklü bir misafirperverlik geleneğine konuk oldu.
Programlara Orta Asya’dan Kırgızistan, Azerbaycan ve Özbekistan, Orta Doğu’dan Filistin, Suriye, Ürdün, Mısır ve Libya, Güney Asya’dan Pakistan, Keşmir, Afganistan ve Bangladeş, Güneydoğu Asya’dan Endonezya ve Malezya, Afrika’dan Somali, Etiyopya, Sudan, Çad, Tanzanya, Gine, Senegal, Cezayir, Orta Afrika Cumhuriyeti, Ekvator Ginesi ve Madagaskar ile Balkanlar’dan Bosna Hersek başta olmak üzere çok sayıda ülkeden öğrenci katıldı.
“BU SOFRALAR BİR MEDENİYETİN YENİDEN HATIRLANMASIDIR”
Medeniyetin Burçları Derneği Başkanı Ali Dursun, bu buluşmaların sıradan bir iftar organizasyonu olmadığını belirterek, Ramazan boyunca kurulan sofraların aynı zamanda bir kültür, bir hafıza ve bir gönül dili taşıdığını söyledi.
Dursun, “Bu sofralar aslında bir medeniyetin yeniden hatırlanmasıdır. Kayseri’de biz Ramazan’ı sadece yaşamadık, paylaştık. Evler açıldı, gönüller açıldı, sofralar büyüdü. Filistin’den Endonezya’ya, Somali’den Azerbaycan’a kadar dünyanın dört bir yanından gelen öğrenciler aynı sofrada buluştu. Diller farklıydı ama dualar aynıydı.” dedi.
Bu organizasyonların şehirde güçlü bir karşılık bulduğunu ifade eden Dursun, “Bu yıl yaklaşık 1700 öğrenciye ulaştık. Önümüzdeki yıl bu 70 aileyi 200-250 aileye çıkararak bu kardeşlik sofralarını Kayseri’nin bütün mahallelerine yaymayı hedefliyoruz. Bu güzelliğin sadece belli çevrelerle sınırlı kalmamasını, Kayseri’nin tamamı tarafından sahiplenilmesini istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
ÖĞRENCİLER: “GURBETTE BİR AİLE BULDUK”
İftar programlarına katılan öğrenciler, Kayseri’de gördükleri ilginin ve sıcaklığın kendileri için yalnızca güzel bir akşam değil, unutulmayacak bir hatıra olduğunu anlattı. Pek çok öğrenci, ailelerinden uzakta geçirdikleri Ramazan’da ilk kez bu kadar güçlü bir “ev hissi” yaşadıklarını söyledi.
Afganistanlı Mohammad Ali Tawakoli, hiç tanımadığı bir ailenin evine misafir olmasına rağmen kendisini yabancı hissetmediğini belirterek, “Kapıdan içeri girdiğimiz andan itibaren misafir gibi değil, ev halkından biri gibi karşılandık. Yemeklerin lezzeti elbette güzeldi ama asıl unutulmaz olan, o sofradaki samimiyetti. Bu Ramazan benim için sadece bir iftar değil, aynı zamanda güçlü bir kardeşlik hatırası oldu.” dedi.
Endonezyalı Muhammad Fathurrahman, Kayseri’de bir ev ortamında iftar yapmanın kendisini çok etkilediğini söyleyerek, “Kayseri mutfağını ilk defa bu kadar yakından tanıdım. Ama beni en çok etkileyen şey, yemeklerin kendisinden çok, bu sofranın sevgiyle kurulmuş olmasıydı. İnsan bazen bir ülkeyi önce sofrada tanıyor. Ben burada bir ailenin parçası gibi hissettim.” ifadelerini kullandı.
Bangladeşli Shahnaz Ahmed Nishi ise, gurbet psikolojisinin Ramazan ayında daha da yoğun hissedildiğini, ancak Kayseri’de bunun önemli ölçüde hafiflediğini anlatarak, “Aileden uzakta olmak insanı hüzünlendiriyor. Fakat burada bir ailenin sofrasına oturunca o duygu bir anda değişiyor. Ben kendimi misafir değil, aileden biri gibi hissettim. Bu akşam bana yalnız olmadığımı hissettirdi.” diye konuştu.
Senegalli Samba Deguene Diop, aynı sofrada farklı milletlerden insanların buluşmasının kendisinde derin bir etki bıraktığını belirterek, “Ramazan’ın anlamını burada daha derin hissettim. Farklı ülkelerden, farklı dillerden insanlar aynı sofrada, aynı vakitte orucunu açtı. Bu sadece bir yemek değildi; aynı duygunun, aynı maneviyatın paylaşılmasıydı.” dedi.
Etiyopyalı Ammar Bahru Mohammad, iftarın ardından yaşadığı duyguyu, “Bu akşam bana gurbette yalnız olmadığımı hissettirdi. İnsan bazen bir sofrada sadece yemek yemez; güven bulur, huzur bulur, yakınlık bulur. Ben de burada bunu hissettim.” sözleriyle anlattı.
Bosna Hersekli Ajla Trebo, Kayseri’deki ev ortamının kendisine memleketini hatırlattığını belirterek, “Bir ailenin sofrasında iftar yapmak bana kendi evimi hatırlattı. Kültürler farklı olabilir ama aynı duyguları paylaşabildiğimizi görmek beni çok etkiledi. Burada kendimi yabancı değil, kardeş gibi hissettim.” dedi.
Ürdünlü Bahieh Nader Qawasmeh de sıcak karşılamanın kendisinde derin bir iz bıraktığını söyleyerek, “Bu atmosfer benim için unutulmazdı. Sofradaki ilgi, insanların içtenliği ve bize gösterilen değer, bu akşamı hayatım boyunca hatırlayacağım bir hatıraya dönüştürdü.” ifadelerini kullandı.
Ekvator Gineli Amadino Sango Efudu ise yaşadığı deneyimin kendisi için şaşırtıcı olduğunu belirterek, “Gayrimüslim olmama rağmen birçok ailenin evine davet edildim. Gittiğim her evde aynı sıcaklıkla karşılandım. Açıkçası hayatımda böyle bir şeyi daha önce hiç görmedim. Bunu hâlâ tam olarak anlamlandırmakta zorlanıyorum. Bu sadece bir yemek daveti değildi; insanların kalplerini bu kadar açık tutması beni çok etkiledi.” dedi.
Öğrencilerin ortak duygusu, Kayseri’de yalnızca misafir edilmedikleri, aynı zamanda görülüp değer verildikleri, dinlendikleri ve gerçekten sahiplenildikleri yönünde oldu.
AİLELER: “BİZ SADECE SOFRAMIZI DEĞİL, GÖNLÜMÜZÜ DE AÇTIK”
Kayserili aileler de bu buluşmaların kendileri için yalnızca bir ev sahipliği değil, aynı zamanda kalıcı bir insani ve kültürel tecrübe olduğunu anlattı. Aileler, evlerine gelen öğrenciler sayesinde dünyanın farklı coğrafyalarının kendi sofralarında buluştuğunu, bu süreçte hem öğrencilerin hem kendilerinin zenginleştiğini ifade etti.
Doktor Bengü Karabıçak, bu organizasyonun kendileri için ilk olduğunu ancak çok güçlü bir etki bıraktığını belirterek, “Renk renk bütün dünyanın soframızda buluşması Ramazan’a bambaşka bir anlam kattı. Her ülkeden ayrı bir hikâye dinledik. Merak ettiğimiz pek çok şeyi sorduk, onların hayatlarına dokunduk, onlar da bizim hayatımıza dokundu. Bu sadece bir iftar değil, hatırlanacak çok özel bir akşamdı.” dedi.
Emekli elektrik teknisyeni Hülya Tuncel, öğrencilerin ev ortamındaki hâllerinin kendilerini çok etkilediğini söyleyerek, “Ayakkabılarını çıkarıp halının üzerine basmaları, anne eliyle hazırlanmış sofraya oturmaları, ev içindeki sıcaklığa hemen uyum sağlamaları bizim için çok kıymetliydi. Onlar bizim şehir dışında okuyan çocuklarımız gibi oldu. O akşam soframızda yalnızca misafir yoktu; sanki uzaklardan gelen evlatlarımız vardı.” ifadelerini kullandı.
Kur’an Kursu hocası Firdevs Elmacı, farklı coğrafyalardan gençlerle aynı sofrada buluşmanın kendilerinde derin bir iz bıraktığını belirterek, “İlk defa Afrika’dan Yemen’e, Kırgızistan’dan Moğolistan’a kadar farklı kültürlerden gençlerle iftar yaptık. İftar sonrasında memleketleri, en çok neyi özledikleri, burada nelere alışmakta zorlandıkları ve dünya gençliğinin durumu üzerine çok güzel sohbetler yaptık. Bu konuşmalar bize sadece onları değil, kendimizi de yeniden düşündürdü.” dedi.
Öğretmen Gül Eravşar, özellikle Türk Cumhuriyetlerinden gelen öğrencilerle kurulan bağın kendileri için çok duygulu olduğunu belirterek, “Soframızda ortak damak tadımıza hitap eden geleneksel lezzetlere yer verdik. Gençlerimizin memleket özlemini bir nebze de olsa hafifletebildiysek ne mutlu bize. ‘Kendimi evimde gibi hissettim’ diyen öğrenciler oldu; bu söz bizim için en kıymetli geri bildirimdi.” diye konuştu.
Ev hanımı Nesrin Tınaz, aynı sofrada farklı dil ve milletten insanlarla bulunmanın kendisinde güçlü bir duygu uyandırdığını anlatarak, “Ezan sesiyle birlikte aynı anda suya uzanmak, dünyanın aslında o kadar da ayrı olmadığını hissettirdi. Bir anda dünya küçüldü, kalpler birbirine yaklaştı. Herkes o sofraya kendi hikâyesiyle yeni bir anlam kattı.” ifadelerini kullandı.
Ev hanımı Figen Ergüven, özellikle Afrika’dan gelen öğrencilerle kurdukları duygusal bağa işaret ederek, “Afrika’dan gelen genç kardeşlerimizin tebessümüyle şenlenen soframızda gurbetin yerini kardeşliğin aldığını gördük. Eğitim için buralara kadar gelen bu gençleri ağırlamak bizim için bir iftar sofrasından çok daha fazlasıydı. O akşam yalnızca yemek paylaşmadık; gönül de paylaştık.” dedi.
Ev hanımı Hacer Küçükkahveci de iftar sofralarında yaşanan manevî iklime dikkat çekerek, “İslam mozaiğinin bir parçası olarak aynı iftar sofrasında buluşmak bizim için paha biçilmez bir duyguydu. Her renkten, her kültürden insanın aynı manevi iklimde buluştuğunu görmek bizleri çok etkiledi. Bu güzelliklerin artarak devam etmesini diliyoruz.” ifadelerini kullandı.
“GURBETTEKİ BİR TEBESSÜM, BÜTÜN YORGUNLUĞU UNUTTURUYOR”
AGÜ Öğretim Üyesi Mehmet Şahin, öğrencileri evlerinde ağırlamanın ailece kendileri için çok değerli olduğunu belirterek, “Özbekistan’dan Madagaskar’a kadar uzanan geniş bir coğrafyadan gelen öğrencileri ağırlamak bizim için büyük bir onurdu. Öğrencilere bir aile sıcaklığı yaşatabilmek, gurbette Ramazan geçirmenin burukluğunu bir nebze de olsa hafifletebilmek bizim için çok kıymetliydi. Gurbetteki bir gencin tebessümü bütün yorgunluğu unutturuyor.” dedi.
“ASIL MİNNETTAR OLAN BİZDİK”
Avukat Muhammed Ali Alas, farklı ülkelerden gelen öğrencilerle aynı sofrada buluşmanın kendileri için çok özel bir tecrübe olduğunu belirterek, “Öğrenciler bize teşekkür etti ama aslında asıl minnettar olan bizdik. Çünkü bize ümmet kardeşliğini ve farklılıkların bir zenginlik olduğunu yeniden hatırlattılar. O akşam sanki tek bir aile gibiydik.” diye konuştu.
“BİNLERCE KİLOMETRE ÖTEDEN GELEN GÖNÜLLER KAYSERİ’DE BULUŞTU”
Esnaf Mustafa Özbek, farklı ülkelerden öğrencileri birkaç kez evlerinde ağırladıklarını belirterek, “Bir değil, iki değil, üç kez aynı sofrada buluştuk. Bazen kendi evimizde, bazen oğlumun evinde, bazen kızımın evinde... Etiyopya’nın Harar şehrinden, Somali’nin Beledweyne şehrinden, Lübnan’ın Ankkar bölgesinden gelen gençlerle aynı sofrada buluşmak bize mesafelerin aslında gönüller arasında bir anlam taşımadığını gösterdi. Onlar artık bizim misafirimiz değil, evladımız gibi.” dedi.
“BU SOFRALAR BİR İYİLİK HAREKETİDİR”
İş adamı Yusuf Sönmez ise bu organizasyonların sadece bir iftar faaliyeti olmadığını vurgulayarak, “Bu sofralar sadece iftar değil; kardeşliğin, güvenin ve medeniyetimizin yeniden inşasının bir parçasıdır. Kayseri’nin bu güzelliği büyütmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
KAYSERİ KÜLTÜRÜ VE GELENEKLERİ DE PAYLAŞILDI
İftar sofralarında öğrenciler yalnızca ev yapımı yemeklerle değil, aynı zamanda Kayseri’nin yerel kültürü ve aile hayatıyla da tanıştı. Bazı aileler iftar sonrasında öğrencilere küçük hediyeler ve nakdi ikramlarda bulunarak “diş kirası” geleneğini de yaşattı. Böylece öğrenciler, Ramazan’ın yalnızca açlığı gidermek değil, misafiri aziz tutmak, gönül almak ve nezaket göstermek anlamına geldiğini de doğrudan tecrübe etti.
KAYSERİ’DEN DÜNYAYA UZANAN BİR GÖNÜL KÖPRÜSÜ
Ramazan boyunca kurulan bu sofralar, farklı coğrafyalardan gelen öğrenciler için yalnızca bir iftar daveti olmadı; aynı zamanda aidiyet, yakınlık, kardeşlik ve kültürel paylaşım anlamı taşıdı. Kayseri’de açılan kapılar, yalnızca ev kapıları değildi; aynı zamanda bu şehrin gönlünü, kültürünü ve misafirperverliğini dünyaya açan kapılar oldu.
Farklı dillerin, farklı yüzlerin, farklı ülkelerin ve farklı hikâyelerin aynı ezan vaktinde aynı sofrada buluştuğu bu organizasyonlar, Kayseri’de Ramazan’ın ruhunu en güçlü şekilde yansıtan örneklerden biri olarak hafızalarda yer etti.








