kayseri.net.tr

Diğer Türbe ve Mezar Anıtları

Diğer Türbe ve Mezar Anıtları
14 Ağustos 2022 - 09:08

Alaca Kümbet: Kümbet, Seyyid Burhaneddin Bulvarı üzerinde, bulvarın orta kısmında kalmış, kitabesinden 1280’li yıllarda yapıldığı anlaşılmaktadır. 
 
Avgunu (Avgunlu)  Kümbeti:  Avgunlu Medresesi’nin kuzey batı köşesinde sekizgen gövdeli ve piramit külahlı bir kümbettir. Kümbet XIII. yy. da yapılmış bir Selçuklu eseridir.
 
Beş Parmak Türbesi: Erkilet yolu üzerinde yer alan kümbet Askeri Lojmanların bulunduğu arsa içerisinde bulunmaktadır.Anadolu Selçukuluları döneminde inşa edildiği tahmin edilen yapının yapılış tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, XIII-XIV. yüzyıla tarihledirilmektedir. Cesetlik ve mescit kısmından oluşan kümbet 2 katlıdır. Eyvan tarzında plana sahip olan yapının üst katı mescit olarak kullanılmıştır. Üst kata bir merdiven ile çıkılmaktadır.   
 
Bağbük Bey Kümbeti: Yanıkoğlu Mahallesinde bulunan kümbetin kitabesinde Toğa Timur oğlu Hacı Bağbuğ tarafından 1366 yılında yaptırıldığı anlaşılmaktadır.
 
Dört Ayak Türbesi: Kayseri Battal Mahallesi’nde bulunan bu türbe, Kırkkızlar ismi ile de tanınmıştır. Mimari üslubundan XIV. yüzyılda yapıldığı anlaşılmaktadır. Kitabesi günümüze gelememiştir. Kari türbeleri arasında farklı bir konumda olup, birbirlerine yuvarlak kemerlerle bağlanmış dört ayak üzerine içten kubbe, dıştan altı kasnaklı piramidal bir külah ile üzeri örtülmüştür. Kemer ayakları dışarıya açıktır. Güney kısmındaki ayakların yanına beşik tonozlu bir yapı eklenmiştir. 
 
Emir Ali Türbesi: Kayseri Talas Caddesi ile Hisarcık yolunun kesiştiği yerde Kartal Hava Şehitliği’nin hemen yanında bulunan bu türbe kitabesinden öğrenildiğine göre; Hicri 751 (1350–1351) yılında Emir Ali tarafından inşa ettirilmiştir. Bu türbeye aynı zamanda “Pişrev Ali Türbesi” de denilmektedir. Eskiden mezarlık içerisinde bulunan bu türbe Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 1955 yılında restore edilmiştir.
 
Türbe kareye yakın dikdörtgen planlı olup, kesme taştan yapılmış, üzeri tonozla örtülmüştür. Türbenin altında mumyalık, üzerinde de mescit kısmı bulunmaktadır. Mescit bölümüne kuzey duvarının ortasındaki iki taraflı bir merdivenle çıkılır. Giriş kapısı, sivri kemerli bir niş içerisinde basık kemerlidir. Yapının yan yüzlerinde sade ve silme pencereler vardır. Bu kapının kemeri üzerinde de mermer iki satırlık kitabesi bulunmaktadır: “Burası Emir Ali Pişrev’in şehitliğidir H.751 (1350)”.   
 
Türbe içerisinde üzerinde Ayet-i Kerimeler yazılı iki mezar bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesinin baş taşı üzerinde; “Burası, merhum saadetli Emir Pişrev diye tanınan Ömer oğlu Ali’nin Allah Rahmet eylesin kabridir”. Mezarın ayak taşında da; “Mübarek Ramazan ayının yarısında hicri 750 (1349)” yılında öldüğü yazılıdır. Bugün bu mezar taşları Mehmet Zengi Türbesinde bulunmaktadır.  
 
Gevher Nesibe Kümbeti: Gıyasiye Medresesi'ni batı eyvanının hemen güneyindeki oda, plan değişikliğiyle türbe olarak ele alınmış ve kümbet bu odaya inşa edilmiştir. Medrese ve Şifahane olarak birbirine beraber yapılmış halk arasında Çifte Medrese veya günümüzde ise daha çok kitabede de geçtiği şekilde I. Gıyaseddin Keyhüsrev’in kız kardeşi Gevher Nesibe Sultan için yaptırılmasından dolayı Gevher Nesibe Sultan Medresesi ve Darüşşifası olarak bilinmektedir. Bu yapıların doğu tarafındaki şifahane, batı tarafındaki ise medresedir.
 
Kümbetin üst katına, doğu yönde, revaklara açılan beş basamaklı sağlı sollu merdivenlerle çıkılır. Yığma söveleri dıştan izleyen içbükey bir çerçeve, üstte basamaklaşarak birbirine kavuşur. Kapı boşluğunu basık bir kemer örter. Cenazelik katına yine revakta, doğu yöndeki kapıdan girilir. Ufak ve basık tutulan kapıdan sonra üç basamakla içeriye ulaşılır.
 
Mekan yarım yuvarlak ve dikdörtgen nişlerle genişletilmiştir. İnce yonu kaplamalıdır. İçeride sanduka yoktur. Kapının sağ ve solunda revağa açılan birer havalandırma penceresi vardır. Kümbetin özellik gösteren diğer bir yönü iç örtünün piramit oluşudur.    
 
Emir Şahap Türbesi: Yanıkoğlu Mahallesinde cadde üzerinde bulunan taş bir yapıdır. Türbenin  1327-28 yılında yapıldığı kitabesinden anlaşılmaktadır. Türbe içinde Emir Şahap ve yakınlarına ait üç adet mermer mezar taşı yan yana bulunmaktadır. 
 
Han Kümbeti: Han Cami Kümbeti olarak da bilinen Emir Cemaleddin Tanrıvermiş Kümbeti, Kayseri'de birçok kümbette olduğu gibi kare bir kaide üzerine oturmaktadır. XII. yüzyılda kesme taştan yapılmış olup; iki katlı, sekizgen planlı bir anıt mezardır.  
 
Kayseri Talas Caddesi üzerinde bulunan Emir Cemaleddin Tanrıvermiş Kümbeti, Han Cami'nin güneydoğusundadır. Kitabesine göre 1188 yılında Cemaleddin Tanrıvermiş tarafından yaptırılmıştır. Kümbetin altında mumyalık kısmı kare planlı olup, girişi doğu yönündendir. 8 cephenin doğu, batı, güneydoğu ve kuzeybatı cephelerinde pencereler vardır. Diğer cepheler sağır tutulmuştur. Bu pencereler Hunat Hatun Kümbeti'nde olduğu gibi orta ayaklı çift pencerelerdir. Ayaklardan bazıları kaybolmuştur. 
 
Türbeye kuzeydoğusundaki kapıdan eşiksiz girilir. İçten sivri bir kubbe ile örtülüdür. Kaideden 7 metre yukarıda ve sekizgen külahın altında, dış cephede, kümbeti çepeçevre dolaşan kitabesi bulunmaktadır. Kitabesinde şu ifadeler yer almaktadır: "Bu kabir merhum, mahzun, büyük kumandan, kerem sahibi Cemaleddin Tengribirmiş (Tanrıvermiş) Davud'undur. Allah makamını nurlandırsın. Allah ki ondan başka ilah yoktur, daima diri ve yarattıklarını koruyup yöneticidir. Kendisini ne uyuklama ne de uyku tutmaz. Göklerde ve yerde olanların hepsi O'nundur. O'nun izni olmadan kendisinin katında kim şefaat edebilir? Onların önünde ve arkalarında olanı bilir. O'nun ilminden, ancak kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar O'nun kürsisi gökleri ve yeri kaplamıştır. Onları korumak kendisine ağır gelmez. O yücedir, büyüktür. Dinde zorlama yoktur. Doğruluk, sapıklıktan seçilip belli olmuştur. Beş yüz seksen dört senesinde. (M. 1188)" 
 
Kümbet içerisinde iki lahit bulunmaktadır. Köfeki taşından yüksek olarak yapılmıştır. Sandukalardan biri Cemaleddin Tengribirmiş'e (Tanrıvermiş) aittir. Diğerinin kitabesine göre bu sandukada yatan kişi ise Emir Ali Hüsam adlı bir şahıstır ve 1235 yılında vefat etmiştir.   
 
Hasbek Kadı Kümbeti: Kayseri il merkezinde, Hacı Saki Mahallesi'ndeki Hastane Caddesi üzerindedir. "Kadı Kümbeti" ve "Mesud Gülzar Kümbeti" olarak da bilinen Hasbek Kümbeti'nin kitabesinden anlaşıldığına göre, kümbet 1184-1185 tarihinde yapılmıştır. 
 
Kümbet kare kaide üzerine sekizgen bir plan göstermektedir. Üzeri de taştan sekizgen konik bir çatı ile örtülmüştür. Kümbetin cepheleri iki sıralı, kabartma, yuvarlak kemerlerle bölümlere ayrılmıştır. Bunların içerisine de mazgal pencereler açılmıştır. Giriş kapısı da oldukça sade ve yuvarlak kemerlidir. Kümbetin içerisindeki sandukalar günümüze gelememiştir. Doğu ve kuzey yüzünde her satırı bir yüze gelmek üzere üç yüzünde Selçuk cel'i sülüsü ile yazılmış kitabe ile çiçek motifleri vardır. Kitabesinde şu ifadeler yer almaktadır: "Burası Aksaray'da Hicri 580 (M. 1184-1185) haksız yere öldürülen Nisan oğlu Ali'nin oğlu Mesud'un şehitliğidir. Allah O'nu ve kendisini görenlere bütün Hz. Muhammed ümmetine rahmet eyleye" yazılıdır.
 
 Ibnü'l-Esir'in teferruatını anlattığı tarihi hadiselere göre, 1184 senesinin sonbaharında Selahaddin Eyyubi'nin Diyarbakır'ı muhasarası sırasında Bahaeddin Mesud mallarını ve ailesini alarak şehri terk etmişti. Sonradan Aksaray'a neden gittiği ve orada neden katledildiği, öldükten sonra Kayseri'ye neden getirildiği ve kümbeti kimin yaptırdığı bilinmemektedir.  
 
Kutlu Hatun Türbesi: Kayseri il merkezinde Gavremoğlu Mahallesi’nde, Hunat Hatun Camisi’nin doğusunda bulunan bu türbe, Şah Kutluğ Hatun tarafından 1349 yılında yapılmıştır. Vakıflar Genel Müdürlüğü bu türbeyi onarmış ve çevresindeki yapıların yıkılması ile meydana çıkarılmıştır. 
 
Kutluğ Hatun Türbesi kare planlı olup, kesme taştan yapılmıştır. Son onarımı sırasında üzerini örten kasnaklı taş külahı yenilenmiştir. Kayseri kümbetleri arasında taçkapısı ile dikkati çekmektedir. Giriş kapısı geometrik silmelerden oluşan iki şeritle çepeçevre kuşatılmıştır. Kapı nişi yine geometrik ve bitkisel motiflerin oluşturduğu ve dışarı çıkıntılı konumdadır. Türbeye giriş yuvarlak kemerli olup, bunun da çevresi geometrik motiflerle süslenmiştir. Bunun üzerinde de kitabesi bulunmaktadır. Bu kapı Selçuklu taş oyma sanatının en güzel örneklerinden birisidir.
  
Giriş kapısı üzerindeki kitabesinde şunlar yazılıdır: "Bu türbenin imarını temiz, hanım, şerefli, mahrem, kerem sahibi Şah Kutluğ Hatun -Allah ona dostluğunu devam ettirsin- oğulları ve anneleri için emretti. Merhum emirler Emir Bahşayis ve Emir Haydar Bey, Allah kabirlerini nurlandırsın, H.750 (M.1349)". 
 
Türbenin giriş kapısının içerisinde Kutluğ Hatun’un yaşarken koydurduğu bir kitabe daha bulunmaktadır. Bu kitabede mealen şunlar yazılıdır: "Bu şerefli şehitliği Hacı Begi diye anılan aileden, korunmuş ve yüceltilmiş Şah Kutluğ Hatun halis malından oğulları ve ruhu için yaptırdı. Allah Rahmet etsin". 
Türbe içerisinde ayrıca Haydar Bey’in ve oğlu Emir Bahşayiş’in mezarları da bulunmaktadır.   
 
Mehmet Zengi Türbesi: Emirzade Türbesi olarak da bilinmektedir. Kayseri Müzesi’nin arkasındadır. Kesme yonu taştan dikdörtgen şeklinde yapılan türbe, Zengioğlu Emir Mehmet adına H. 746 (M.1345) yılında inşa ettirilmiştir. 
 
Türbe kesme taştan, dikdörtgen şeklinde olup, üzerinde iki satırlık kitabesi bulunmaktadır. Bu kitabede; “Burası Zengioğlu Emirzade Mehmed’in türbesidir H. 746 (1345)” yazılıdır. 
 
Sadgeldi (Uluhatun) Türbesi: Halk arasında “Dede Kümbet” veya “Sadgeldi Türbesi” de denilen bu yapı, eski Cürcürler Mahallesindedir. Amasya Emiri Hacı Şadgeldi tarafından, kızı Ulu Hatun adına 1363 yılında yaptırılmıştır. 
 
Sırçalı Kümbet: Kayseri il merkezinde, Talas yolu üzerindeki Endüstri Meslek Lisesi'nin bahçesinde bulunan Sırçalı Kümbet’in herhangi bir kitabesi yoktur. Bu nedenle kesin inşa tarihi ve banisi bilinmemekle birlikte, Albert Gabriel “Kayseri Abideleri” adlı kitabında, benzerleri dikkate alındığında Sırçalı Kümbet'in 14. yüzyılın ortalarında yapılmış olabileceğini ileri sürmüştür. Albert Gabriel'e göre esere "Sırçalı" denmesinin sebebi; yıkılmış bulunan külahının firuze çinilerle süslü olması veya saçak kornişi altında çini plaklarla kaplanmış bir yazı şeridinin bulunmasındandır. Uzun yıllar harap bir halde bulunan bu yapı, 1940 yılında Y. Mimar Macit Kural tarafından restore edilmiş ve yıkık olan üst örtüsü yarım kubbe şeklinde düzenlenmiştir.
 
Kümbet dört köşe bir kaide üzerine oturtulmuş olup, aynı zamanda yuvarlak planlı bir mescide ve mumyalık kısmına sahiptir. Kuzeydeki merdivenli bir girişteki basık kemerli kapısı oldukça sadedir. Girişin iki yanında sütunçeler bulunmaktadır. Giriş kapısı üzerine mermer bir kitabe konmuş ancak, bu kitabenin üzeri yazılmamıştır. Bu bakımdan kümbetin kime ait olduğu da kesinlik kazanamamıştır. Kümbet son derece muntazam kesme taşlardan yapılmış silindirik bir yapıdır. Giriş kapısı ve pencereleri bu yuvarlak kitle ile kaynaştırılmıştır. Giriş kapısı pencere çerçevelerinden daha yüksek tutulmuştur. Kümbetin sade silmeli üç penceresi vardır. 
 
Kuzeyde bulunan giriş kapısı sahanlığına iki koşarlı merdivenle çıkılır. Kapısı sade ve tertiplidir. Mescit odası içinde sade yapıda üç pencere görülmektedir. Türbe binasının dış bünyesi çok muntazam kesme taşlarla işlenmiş ve bütününde silindir biçiminde bir yapı ortaya çıkmıştır. Giriş basık kemerlidir. Giriş nişi köşelerinde sütunceler bulunur. Üst kitabesinin iki kenarında kabartma kabara süsler görülür. Mescit odası dıştaki silindirik yapının aksine düşey duvarları çok köşeli ve düz şekildedir. Köşe yakınlarında şemseli küçük pandantiflerle kubbe kasnağına geçilir. Kümbet içeriden de 12 köşelidir.   
 
Suya Kanmış Hatun Türbesi: Yanıkoğlu Mahallesi Babük Bey Köşkü’nün kuzeyinde yer alır. Kesme yonu taştan yapılmış, kitabesiz bir yapıdır. Kitabesi bulunmadığından yapım tarihi bilinmemektedir. Kesme taştan, birbirlerine yuvarlak kemerlerle bağlı altı ayaktan meydana gelmiş olup, üst kısmı yıkılmıştır. Kalan izlerden, üzerinin konik bir çatı ile örtüldüğü anlaşılmaktadır. 
 
Şeyh Seyfullah Türbesi: Cürcürler Mahallesi’nde bulunan türbenin kitabesi yoktur. İsmi halk tarafından verilmiş olup, inşa tarihi yaklaşık olarak 1545 tarihleri civarıdır. 
 
Lala Muhlisiddin (Lala Paşa) Kümbeti: Lala Paşa Cami’nin güney doğu köşesine bitişik olarak yapılmış, altıgen planlı bir türbedir. İçerisinde iki mermer lahitin bulunduğu türbenin, caminin kurucusu Muhlisüddin veya Lala Muslihüddin Paşa’ya ait olduğu söylenmektedir. 
 
Zeynel Abidin Türbesi: Cumhuriyet Meydanı Sivas Bulvarı istikametinde bulunan türbe, II.Sultan Abdülhamit tarafından 1885 yılında yeniden Zeynel Abidin adına yaptırılmıştır. Kare planlı olarak yapılan türbenin içten dört kemer üzerine oturmuş kubbesi bulunmaktadır. 
 
https://www.tccb.gov.tr/
https://www.icisleri.gov.tr/
https://www.turkiye.gov.tr/
Bu haber 266 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum