KENDİ MASALLARIMIZI ANLATMALIYIZ

Türkiye Yazarlar Birliği Kayseri Şubesi tarafından düzenlenen 'Enderun Mektebi' Programında bu hafta 'Aynadan Ötesi: Masallarda Kendini Bulmak' konusu ele alındı.

Türkiye Yazarlar Birliği Kayseri Şubesi tarafından düzenlenen “Enderun Mektebi” Programında bu hafta “Aynadan Ötesi: Masallarda Kendini Bulmak” konusu ele alındı. Büyükşehir Belediyesi Sivil Toplum Kuruluşları Merkezi Konferans Salonu’nda düzenlenen programda, özellikle doğu edebiyatına damgasını vurmuş masallar, kıssalar ve bunların edebi yönleri üzerinde duruldu. Eğitimci-Yazar Mustafa Urhan’ın katıldığı programda, masalların edebi yönünün yanı sıra toplumları yönlendiren çok önemli yönlerinin de olduğu vurgulandı. 
Mustafa Urhan konuşmasında özellikle son 100 yılda batı dünyasının hegemonyasının her alanda olduğu gibi edebiyat alanında da çok fazla hissedildiğini, bizim tarihimizin ve medeniyetimizin en önemli taşıyıcıları olan masalların bile unutulmaya yüz tuttuğunu ifade etti. Çocukluğumuzda kendi masallarımızdan çok, batının Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler, Kül Kedisi, Hansel ve Kratel gibi daha çok batıya özgü masallarla çocuklarımızın büyütüldüğünü ve bunun da kendi toplumundan ve medeniyetinden kopuk insan yığınlarının meydana gelmesine sebep olduğunun altını çizdi. Bunun önüne geçmenin yolunun yeniden eski masallarımıza, mesellerimize ve kıssalarımıza dönmek olduğunun vurguladı. Batının çok ilerisinde, ilim, hikmet ve irfanla yoğrulmuş bir medeniyetin evlatları olarak bu medeniyetin itici gücünün de İslam ve Müslümanlık, Peygamberimizin şahsında müşahhaslaşan Peygamber kıssalarının olduğunun bilincinde olmamızın önemine vurgu yaptı. 
Eğitimci-Yazar Mustafa Urhan programda daha sonra bazı masal örneklerinde yer alan deyimlerle ilgili görüşlerini aktardı. Bizim masallarımızın girişinde yer alan “Bir varmış bir yokmuş” gibi tekerleme ifadelerin altında çok derinlikli anlamların yattığını belirterek bunları misaller üzerinde anlattı. Sadece Türk milletinin değil, doğu edebiyatını içine alan büyük bir coğrafyanın anlatılarının ne kadar değerli ve kıymetli olduğunun altını çizdi. Orta Asya’dan, Türkistan’dan, uzak doğudan, Kuzey Afrika ve birçok coğrafyanın masallarının, destanlarının ve kıssalarının aynı kaynaktan beslenen bir ırmak gibi akmaya devam ettiğini ve bu ırmaktan faydalanmak gerektiğinin altını çizdi. Batının kendi değerlerinden ortaya çıkan anlatılara ihtiyacımızın olmadığını ve bizim daha büyük ve ihtişamlı anlatılara, masallara ve daha derinlikli kıssalara, bunlardan çıkarılacak hisselere sahip olduğumuzu vurguladı. 
Konuşma sonunda soru cevap bölümünde dinleyiciler Mustafa Urhan’a teşekkür ederek, bu konunun oldukça önemli ve kıymetli olduğunu belirttiler. Konunun başka yönlerini de ele alması için başka programlarda gerçekleştirilebileceğinin altını çizdiler.