Türkiye Yazarlar Birliği Kayseri Şube Başkanı Vedat Önal Hicri Yılbaşı'nı kutladı
Türkiye Yazarlar Birliği Kayseri Şube Başkanı Vedat Önal Hicri Yılbaşı münasebetiyle yayınladığı mesajda, tüm İslam ümmetinin Hicri Yeni yılını kutladı. Hicri 1448 yılına girilmesi münasebetiyle bir kutlama mesajı yayınlayan Türkiye Yazarlar Birliği Kayseri Şube Başkanı Vedat Önal mesajında şunları ifade etti:
Türkiye Yazarlar Birliği Kayseri Şube Başkanı Vedat Önal Hicri Yılbaşı’nı kutladı:
“HİCRİ YILBAŞI MÜSLÜMANLARIN YENİDEN DİRİLİŞİNE VESİLE OLSUN”
Türkiye Yazarlar Birliği Kayseri Şube Başkanı Vedat Önal Hicri Yılbaşı münasebetiyle yayınladığı mesajda, tüm İslam ümmetinin Hicri Yeni yılını kutladı.
Hicri 1448 yılına girilmesi münasebetiyle bir kutlama mesajı yayınlayan Türkiye Yazarlar Birliği Kayseri Şube Başkanı Vedat Önal mesajında şunları ifade etti:
“Bugün itibariyle 1 Muharrem 1448’e girmiş bulunuyoruz. İslam tarihinin en önemli dönüm noktalarından birisi olan Mekke’den Medine’ye Hicretin yıldönümü olan ve yüzyıllardır Müslümanlar için takvim başlangıcı olarak kabul edilen bu kutlu olayın yıldönümünün İslam Ümmetine hayırlar getirmesini diliyorum. Hicret yolculuğu; Müslümanların Mekke’de yaşadıkları büyük zorlukları aşabilmek için Peygamber Efendimizin önderliğinde ve liderliğinde onun talimatları doğrultusunda, yepyeni bir başlangıç yapmak için çıktıkları yolculuğun adıdır. Hicret, sadece fiziksel bir yer değiştirme değildir. Medine’de kalplerin yeniden ihya edilmesi sürecinin başlangıcıdır. Müslümanların Medine’ye hicreti dünya tarihini sonsuza kadar değiştirecek çok büyük gelişmelerin ve olayların başlangıcı olmuştur. Peygamber Efendimizin önderliğinde tüm dünyayı imar ve mamur etmek için yola çıkan müslümanlar, İlay-ı Kelimetullah davası ile bunu bizzat yaşayarak göstermişlerdir. Bu büyük anlamı nedeniyle Müslümanlar tarafından takvim başlangıcı olarak kabul edilmiştir. Yakın zamanlara kadar ülkemizde de ve birçok İslam ülkesinde de dünya tarihinin sıfır noktası olarak kabul edilmiş ve yüzyıllar boyunca da böyle anlaşılagelmiştir. Bugün Hicret ruhunu yeniden hatırlamak demek; İslam coğrafyasının her köşesinde yaşanan zulümlerin farkında olmak, özellikle de Gazze’de yaşanan insanlık dışı soykırıma elindeki imkanlar ölçüsünde tepki göstermek denektir. Hicret bilincini kuşanmak demek; Gazze’den, Doğu Türkistan’a, Keşmir’den, Suriye’ye, Sudan’a ve Somali’ye kadar İslam ümmetinin dertleriyle dertlenebilmektir. Tüm bu yaşanan olumsuzluklar karşısında, “Neme lazımcı” değil “Bana lazım” diyebilmektir. Tıpkı Hicret bilincini içlerine sindiren ilk nesil Müslümanlar, Muhacirler ve onları bağrına basan Ensar gibi, İslam’ın nurlu ışığını dünyanın dört bir köşesine yayma gayretinde olmaktır. Bugün bizlerde, Hicret ruhundan aldığımız güçle aynı dava bilincini hayatımıza yansıtabilir ve yepyeni bir dünya inşa edebiliriz. Şu an yeryüzü coğrafyası, Müslümanların adaletli nefesine tüm zamanlardan daha çok ihtiyaç duyuyor. Şu an zulüm ve haksızlığın kol gezdiği, eşitsizlik ve adaletsizliğin tavan yaptığı, sahte özgürlük algısının yeryüzü insanlığını iyice yalnızlığa mahkum ettiği bir dünyada yaşıyoruz maalesef. Tüm bu olumsuzlukların tedavisi İslam’ın diriltici ruhunda gizlidir. Bu duygularla Hicri Yılbaşımızın başta Gazze ve Doğu Türkistan olmak üzere tüm mazlum coğrafyalara adalet ve huzur getirmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum. Müslümanların Hicri 1448.’nci yılı kutlu olsun.”