|
S U N U Ş
“Basit bir kelime değil hürriyet, kan ve can isterse vereceksiniz !”
Milletler mücadelesinden müteşekkil olan dünya tarihi göstermiştir ki,hürriyet
için her an ölüme hazır olan insanları olan toplumlar hür kalabilmekte,
varlığını devam ettirebilmektedir. Aksi takdirde ise ya sömürge bir toplum
olarak geri kalmış ülkeler durumunda yaşamaktalar ya da yakın tarihte bir çok
örneğinin de görülebileceği üzere, etnik saldırılara maruz kalmakta, soyları
ortadan kaldırılmaktadır.
Çin’e yenilen ve bir çok taleple karşılaşan Mete Han’ın, Çin’lilerin atını,
silahını , eşini istemelerini kabul ettiği ancak küçük bir toprak parçası
istendiğinde ise “hayır onu veremem, çünkü o milletimindir” dediği tarihen
sabittir.
Düşmanı bol olan ve ölü medeniyetler mezarlığı kabul edilen Anadolu ya Türk
Milletinin gelişi ve bu topraklar üzerinde devletleşmesi, Hristiyan dünyasının
ayağa kalkmasına, haçlı seferleri adı altında seferler düzenleyerek Türk
Milletini Anadoludan atmaya çalışmalarına sebeb olmuştur. Adından asker millet
diye söz ettiren Türk Milleti kahramanlıklarına kahramanlık eklemiş, Anadoluyu
yurt edinmenin yanısıra, ilerki zamanlarda Viyana kapılarını dahi zorlayarak
çağa mührünü vurmuştur.
Osmanlı Devletinin maddi olarak çok zorda bulunduğu çöküş döneminde , Kıbrıs
adasını satmamızı isteyenlere zamanın Türk Paşasının “Hay hay, aldığımız fiyata
satarız” cevabı Türk insanının toprak anlayışının hiç değişmediğinin bir
göstergesidir.
1.Dünya savaşının ardından girişilen İstiklal mücadalesinde de milletimiz, büyük
Türk Mustafa Kemal ATATÜRK ve arkadaşlarının da üstün gayretleriyle organize
olmuş, İstiklali için İstikbali olan gençlerimiz başta olmak üzere milyonlarca
erkeğini kadınını şehit vermiştir. Devlet-i ebed müddet anlaşıyı, yedi düvele
karşı zafer kazanmış, Anadolu coğrafyası üzerinde bağımsız Türk Devleti, Türkiye
Cumhuriyeti Devletini kurmuştur.
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’e milli
mücadele yıllarında ev sahipliği yapan Kayserimiz yedi cephede de evlatlarını
şehit vermiştir.
Kayserimiz iler ki yıllarda da mesela NATO’nun Kore’ye müdahalesinde olsun ,1974
yılında girişilen Kıbrıs Barış Harekatında olsun hep üzerine düşeni fazlasıyla
yapmış, tertemiz gençlerini o topraklarda da şehit bırakmıştır.
Ülkemizin bölünmez bütünlüğünü tehdit eden ve son on beş -on altı senedir,
sayısız katliamlar yapan, çoluk- çoçuk, genç-ihtiyar, kadın-erkek demeden hain
saldırılar gerçekleştiren terör örgütü P.K.K.,tek hedefi cehaleti yenmek olan
Öğretmenleri bile hedef almış, Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı savaş
açmıştır. sınırları içerisindeki bir kısım topraklar üzerinde sözde bir kürt
devleti kurmak istemişlerdir Bin yıldır aynı topraklar üzerinde yaşayan,
birbirleriyle kız alıp-vermiş, cephelerde kucak kucağa şehit düşen insanlarımızı
karşı karşıya getirerek Türkiye Cumhuriyeti Devleti. Devletimiz gerek
T.S.Kuvvetlerinin değerli mensupları gerekse Emniyet güçlerimizin cefekar
mensupları ile yıllarca mücadele etmiş ve nihayetinde hain törer örgütü P.K.K.nın
sözde lideri 30 binden fazla insanın katili, eli kanlı APO’yu, kim nasıl
yorumlarsa yorumlasın başarılı bir operasyonla bulunduğu Kenya’dan paketleyerek
yurda getirmiştir. Ardından başlayan yargı süreci herkesin malumudur.
Bizi bu çalışmayı yapmaya iten neden, özellikle bu hassas günlerde bir çok
Anadolu şehiri gibi, törere 150’nin üzerinde evladını şehit veren Kayserimizin
bu yiğitlerini kamuoyuna biraz daha yakından tanıtmak ve şehit ailelerinin
yıllardır içinde bulunduğu haleti ruhiyeyi bütün insanlarımızın kalbine
perçinleme arzusudur. Bu günden itibaren , daha bir sürü hayalleri olan, ama
vatan savunmasının kutsallığına inandığı için şehadete şairin dediği gibi “Bir
gül bahçesine girercesine” koşan bu kardeşlerimizin şehadetleri ile ilgili
derleyebildiğimiz bilgileri sunmaya çalışacağız. Mekanlarının cennet olduğu
müjdesi verilen şehitlerimizi saygıyla anıyor, o yüce evlatları dünyaya getiren,
yemeyip yediren, giymeyip giydiren ve “vatan sağolsun” sözü ile evladını
milletimizin varlığı, devletimizin bekası için şehit veren yüce insanların
ellerinden öpüyorum.
“Bayrak üzerine sadece kan değil, mürekkep dökülünce de azizleşir” denmiş,
İnşaallah bizlerde üzerimize düşeni yapmış oluruz.
Mümtaz BEĞEN
|