• 19 AĞUSTOS 2018
  • Yenileniyor
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyon
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkari
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • İstanbul
    • İzmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • K.Maraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
maltepe escort side escort konya escort maltepeelektrikariza.com kartal escort maltepe escort kartal escort porno izle alanya escort tuzla escort pendik escort kadikoy escort http://www.gncsesli.com http://www.paligny.com
REKLAM REKLAM

Kim Şer Ekseni Kim Haydut Devlet?

257 defa okundu kategorisinde, 12 Ağu 2018 - 18:02 tarihinde yayınlandı

ABD, “Haydut Devlet” ve “Şer Ekseni” tanımlaması adı altında uyguladığı yaptırımlar ile dâhil ettiği ülkelerin Dünya barışına bir tehdit oluşturduğunu savunuyor.

Washington’un uzun yıllardır kullandığı bir başka kavram ise “Haydut Devlet” ve bu kavram doğrultusunda, ABD 80’li yılların sonundan itibaren “Haydut Devletler Listesi” hazırlamaya başladı.

Teoriye göre “Haydut Devlet” olarak sınıflandırılmak için bir devletin en azından şu dört ihlali yapması gerekiyor: kitle imha silahları yapmak, terörizmi desteklemek, kendi vatandaşlarını ciddi bir şekilde istismar etmek ve ABD’yi keskin bir şekilde eleştirmek.

Eğer, Haydut devlet listesinde yer alıyorsanız, ABD ve müttefiklerinin ekonomik yaptırımlarına,  hava harekatlarına ve işgale, bölünmeye kadar giden bir sürece girmeyi göz alacaksınız.

ABD’ye göre ‘’Haydutlar’’; 1979 İran, 1982 Küba, 1988 Kuzey Kore, 1993 Sudan,  daha sonra bu listeye Libya, Somali, Irak ve Suriye de dahil oldu. Hepsinin ortak özelliği, ‘’ŞER ODAKLI’’ olması bahanesiydi.

ABD, 2001 yılında işbaşına gelen George Bush’un başkanlığından itibaren muhalif rejimlerin işbaşında olduğu Ülkeleri muhtelif başlıklar altında sınıflandırmaya başladı.

2005 yılı başında Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı görevine gelen Condoleezza Rice, ‘’Şer Ekseni ve Haydut Devlet’’ tanımlamalarını geliştirerek bir başkasını ekledi:

Diktatörlüğün İleri Karakolu”  Halkın baskı altında tutulduğu, insan haklarının sistematik olarak ihlal edildiği ülkeler bu sınıfa sokuluyordu.

ABD Bakanı Rice’a göre; Beyaz Rusya, Küba, İran, Myanmar, Kuzey Kore ve Zimbabve bu tanımlamaya giriyor.

Aslında “Haydut Devlet” ‘’Şer Ekseni’’ ile sınıflandırdıkları Ülkeler üzerinden saldırganlık ve tehdit ile, hem kendi müttefiklerini hem de, Sivil Toplum Kuruluşlarını, farklı dinlerin, farklı mezheplerin kısaca kendine tehdit gördüğü tüm oluşumların  güçlenmesini  tedirgin etmek, onları zayıf tutmak ve böylece kendini tüm Dünya’ya  Uluslarüstü güç olarak kabul ettirmektir.

Kısaca ABD çok kutuplu Dünya sistemi istemiyor. Bu sistemin gelişmesini kendilerinin geleceği için tehdit olarak görüyor.

Son günlerde, Türkiye-ABD ilişkilerindeki gerginliğin ana teması da bu…Türkiye’nin Ortadoğu bölgesinde büyümesi, güçlenmesi, İslam Ülkeleri üzerinde söz sahibi olması,Türkiye, ABD’nin tüm tehditlerine karşı kulak tıkaması ABD’yi rahatsız ediyor. Trump’ın sağa sola çemkirmesinin altında da bu yatıyor.

 

Peki, bu Ülkeler şer odaklı haydutluk yapıyor ise, ABD’nin yaptıkları ne?

 

Başkan Trump “demokrasi”, “insan hakları”, “rejimler” ve “uluslararası hukuk” kavramlarının ABD’yi bağlamadığını ve bağlamayacağını ilan etmek, uluslararası sistemi, hukuku tehdit eden ve anlaşmaları uygulamayı reddetmek ZORBALIK değil mi?

Amerika’yı “yeniden büyük” yapmanın yolunu masrafları kısmakta bulan Cumhuriyetçi akıl, tüm bu masrafların faturasını ötekilere kesip, herkesi ABD’ye borçlu ilan etmek HAYDUTLUK değil mi?

Paris İklim Anlaşması’ndan çekilmek, Trans Pasifik Anlaşması [TPP] ile 2015 İran Nükleer Anlaşması’ndan [JCPOA] çekilmek, çelik ve alüminyum ithalatına ek gümrük vergisi koymak, Singapur zirvesi sonrası Güney Kore ile ortak tatbikatları iptal etmek ve ABD askerlerini Kore yarımadasından çekme isteği içinde olduğunu açıklamak ve bu tek taraflı, “ben yaptım oldu” zihniyeti içinde de cezalandırıcılığın dozu giderek arttırmak UKALALIK değil mi?

Trump’ın Dünya’nın gözü önünde, ezdikleri,katlettikleri,yaktıkları,yıktıkları Ülkelerin ve Milletlerin, gözünün içine baka baka  “başımıza tüm felaketler ötekiler yüzünden geldi” gibi söylemleri söylemek YALANCILIK değil mi?

Trump’ın,CIA ile Pentagon’a “sınırsız operasyon ve suikast yapma yetkisi” vererek, “sınırsız katliam yapma yetkisi” ile 17 Mart’ta Halep’te bir cami; 20 Mart’ta Rakka’da bir okul binası; 23 Mart’ta da Musul’un bir mahallesi Amerika Birleşik Terör Devleti’nin uçakları tarafından bileyerek, isteyerek, kasten bombalandı!

Bu saldırıda,Suriye ve Irak’taki bu saldırılarda hayatını kaybeden 500’den fazla katledilen çoluk çocuk  masumları öldürmek SOYKIRIMCILIK değil mi?

Müttefikinin sınırları içerisinde ve sınırları yakınında şiddeti tırmandırmaları ve terörist gruplara destek vermek MÜRAİLİK değil mi?

Bu soruları çoğaltarak sorabiliriz.Yazımın özeti ise , arsız güçlü olunca haklı suçlu olurmuş.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Ahmet KARASU
Yorum Yaz

%d blogcu bunu beğendi: